11
Kas
2019
0

Küre’de Kelimelerin İzini Sürdük

Kastamonu toprakları milattan öncesine dayanan tarihiyle yerin her aşamasında bizlere başka başka medeniyetlerin izlerini sunan bir şehir. Nereyi kazarsanız başka bir tarih dönemine denk geliyorsunuz. Kazmaya da gerek yok. Bir sokaktan geçerken yüzyıllar aşabiliyorsunuz.

Küre de Kastamonu’nun tadına doyulmaz bir ilçesi. Söylenen o ki, Paflagonyalılardan beri yaşanılan, maden kaynaklarından dolayı da hep gözde olan bir belde. Şimdilerde nüfusu düşmüş, yalnızlığa itilmiş bir yer olsa da bir el atılsa yeniden ayaklanacakmış gibi… Göç, en büyük sıkıntısı ilçenin. Köyler boşalmış… Ekmek davasına sırtına göçünü yüklenen düşmüş İstanbul, Ankara yoluna. Kastamonuluyu hemen ayırt edersiniz İstanbul’da. Yufkacı, börekçiyse de o söylemeden siz sorabilirsiniz: “Küre’nin hangi köyündensin?”

Küre’nin İstiklal Harbi’ndeki önemini ise bambaşka bir yazının konusu olur. İstiklal Yolu Küre’den geçiyor. İnebolu’dan yüklenen cephane, aman vermez Küre Dağlarını aşıyor. Askere giden erkeklerin bir daha hiç dönmediği köy de bu ilçede: Ersizler Köyü. İşgale uğramamasına rağmen en çok şehit veren memleket buralar. Bir programda Küre’den gidip de dönmeyen, kayıt altına alınmış şehitleri analım dedik, upuzun bir liste geçti elimize. Bunlar ayrı bahis. Bilahare dönelim…

Kastamonu göç almadığı için kültürüyle birlikte o kültürün önemli bir parçası, kendine has ağzı da korunmuş. Konuştuğu kelimelerde kendini hemen ele veriyor Küreli hemşehrilerim.

Dilin yaşaması kadar, şivenin, ağzın da yaşaması gerek. Böyle düşünenlerdenim. Konuşmasını düzeltmek için kendini yoran öğrencilerim vardı. İkaz ettim. Tamam, İstanbul Türkçesi ile de konuş. Ama kendinden olanı kenara itme. Binlerce yılda birike birike gelen kelimeler, ifadeler onlar.

Abaz, aber, gavi, gabalayı, gaşumak, gakdu, gıyı gacuk, hevlü, mahna ve daha neler neler… Daha çok köydeki ninelerin dilinde kalmış, onlarcası.

Bu kelimeler bize o kadar samimi, o kadar kendine has geldi ki… Oturduk, düşündük. Okulda bir etkinlik yapalım dedik. Peki ama ne? Fikir:

Küre ağzında kullanılan kelimeleri tespit ederek, İstanbul ağzı ile yazılmış bir tiyatro metnini Küre ağzı ile yeniden yazabilir miyiz?

Bu soruyu kendimize sorduk ve yolunu aradık.

O dönem birlikte çalıştığımız Edebiyat hocası kolları sıvadı. Seyrine doyulmaz bir gösteri çıktı meydana.

İki metin paylaşacağım. İlk metindeki oyun İstanbul ağzı ile, diğeri de Küre ağzı ile değiştirilmiş şekli.

KÖY SEYİRLİK OYUNUNDAN BİR BÖLÜM

( İSTANBUL AĞZI )

Zafer:Yukarıdan aşağı 8 harf karşılıksız aşk.

Baki:Karşılıksız aşk, karşılıksız yaz kara sevda.

Zafer: Ka-ra sev-da aha sığmadı ya.

Baki:Ufak yaz ufak sığar.

Zafer:aaa hiç aklıma gelmemişti yaşa be.

Baki:Bakır mı yedin sen?

Zafer:Niye ne oldu Baki?

Baki:Ne olacak saçma sapan sorular soruyorsun. 

Zafer:Bir şey olmaz iki sorudan. Mızmızlanıp durma. 

Baki:Beni kızdırma yemin ediyorum tekmeyi vurunca aşırırım. 

Zafer:Tamam ya tamam ne kızıyorsun bir sorum daha olacak. Yukarıdan aşağı 13 harf tarım yapılabilen taşınmaz mal taşınmaz demek ki. 

Baki:Yaz yaz taşınmaz mal Zafer.

Zafer:Sığmadı ya. Hafif geldi.

Baki:Sığmadı mı? Yanına KURTARAN da yaz.

Zafer:KUR-TA-RAN Şimdi oldu işte.

Baki:Ağırlık dengelendi çünkü.


KÖY SEYİRLİK OYUNUNDAN BİR BÖLÜM

( KÜRE AĞZI )

Zafer:Yugarudan aşağu 8 harf garşuluksuz aşk.

Baki:Garşuluksuz aşk, garşuluksuz yaz gara sevda.

Zafer:Ga- ra sev-da aha sığmadı ya.

Baki:Ufak yaz ufak sınar.

Zafer:  aaa hiç akluma gelmemiştü yaşa be.

Baki:Bakır mı yidin sen?

Zafer:Niye noldu Baki?

Baki:Ne olcak saçma sapan sorular soruyorsun.

Zafer:Bi şey olmaz iki sorudan. Intırık yapıp durma.

Baki:Beni gızduma üçe doguza şartosun dekmeyi vurunca aşurun.

Zafer:Tamam ya tamam ne kızıyosun bi sorum da olcak. Yugarudan aşağu 13 harf tarım yapılabilen taşunmaz mal taşunmaz demek ki.

Baki:Yaz yaz taşunmaz mal Zafer.

Zafer:Sığmadu ya. Hafif geldü.

Baki:Sığmadu mu? Yanına KURTARAN da yaz.

Zafer:KUR-TA-RAN şimdü oldu işte.

Baki:Ağurluk dengelendi çünkü.

Küre ağzını yazmak değil, dinlemek lazım elbet. Bunun için de yola çıkıp Küre’de köy kahvelerine misafir olmak gerek. Çayı kadar muhabbeti de sıcaktır.

You may also like

Öğretmenler Günü
Ne yak mektubun ucunu…
Küre’ye Veda
Şahinkaya Kanyonu, Vezirköprü

Leave a Reply