Category

Genel

Kalem Serüvenimde Galen Leather’ın Yeri

Galen Leather ile tanıştığımda kış boyu kar altında kalan, karın yağmayı bilip, kalkmayı bilmediği bir dağ kasabasında, Kastamonu’nun Küre ilçesinde öğretmendim. Her gününü özlediğim Küre günlerimde bir meşgale edinmiş, “bir öğretmenin muhakkak dolma kalemi olmalı,” düşüncesiyle dolma kalemlere merak sarmıştım. Tabi meselenin kalemle bitmeyeceğini anlamam uzun sürmedi. Mürekkepler, kalemlikler… Genişledikçe genişledi ilgi alanım. İşte o...

Şafak Doğan Güneş

Eskiler hep anlatmışlar askere gittiklerinde yıllarca dönemediklerini. Doğrudan dinleme imkanım olmadı ama dilden dile aktarılan hikayeler çokça kulağıma çalındı. Kurtuluş Savaşımız zaferle sonuçlanıp devlet kurulunca, ikinci dünya savaşına da girmeyince yıllarca dönülenemeyen, çoğu zaman gidenin gelmediği askerlikler de yavaş yavaş belli bir düzene oturtulmuş. Gidenin gelmediği askerlik anlatımlarından beni Ersizlerderelilerinki etkiler en çok. Düşünün ki...

Kırtasiye Merakım Ne Zaman Başladı

Dolma kalemler ve yazı araçlarıyla alakalı röportajları, denemeleri, anıları okurken illâ değinilen bir başlık vardır: Dolma kalem yahut kırtasiye merakı nerede başladı? Bu soruyu ben de kendime sordum. Kırtasiye merakım nerede, nasıl başladı ve nasıl dolma kaleme yöneldi? Olabildiğince geçmişe gidip en eski anıyı çekip çıkarmak istiyorum ama zorlanıyorum. Oldum olası kırtasiye merakım olmuştur ama...

Amazon İyi de Çevresi Kötü

Amazon’dan alışveriş yapmayı seviyorum. Zaman zaman başka bir yerde göremeyeceğimiz, ürün odaklı indirimleri olmasa bilhassa kalem ve yazı gereçlerini edinmekte zorlanacağım. Prime Video uygulamasını da çok dizi, film barındırmasa da takip ediyorum. The Office dizisini izledim en son. Amazon’un Kocaeli’ye “ertesi gün teslimat” hizmeti sunması da büyük nimet. Dün gece verdiğim kitap siparişini bu sabah...

Atanan Öğretmenlerimize Başarılar Dilerim

Öğretmen atamaları dün gerçekleşti. Twitter’da şöyle bir dolanarak insanların atandıklarına dair mesajlarını gördükçe mutlu oluyorum! Atama dönemlerinde atanabilecek puana sahip olanlar için heyecanlı, puanı sınırlarda dolaşan arkadaşlar için ise tedirgin bir süreç yaşandı. Kolay değil. Atanacak puana sahip olup tercih yapmayacak olanları bile hesap ediyor insan bıçak sırtı durumlarda. 2015’in Eylül atamalarında benim puanım da...

Yolların Kralı Olmaz

İnsanların bir yere gitmek için kullanmaları gereken yollar, kendilerini ispat etmek için kullandıkları oyun alanlarına dönüşmüş. Trafikte yapılmaması gereken ne varsa büyük bir heyecanla yapan bilhassa gençler davranışlarının bedelini ağır kazalarla ödüyorlar. Sakarya Üniversitesi Esentepe yerleşkesinde okurken bizim Teknik Eğitim Fakültesi’nin önünden iki araç “gazı köklemiş” gidiyorlardı, anımsıyorum. Yarışıyorlardı. İki şeritli yolda yan yana iki...

Zamanı Yavaşlatmanın Yolları

Sabah apar topar başlayan gün ancak uyku vaktinde sonlanıyor. Günün işleri, dünün eksikleri, yarının hazırlıkları derken nasıl geçtiğini anlayamadan o günü uğurluyorum. İş yaşamı böyle geçiyor. Evin kapısından girdiğimde ise bambaşka bir dünya aralanıyor: “Selim’in dünyası!” Mehmet Selim koşa koşa gelip beni eve girmeden geri çeviriyor. Çantaları bırakıp biraz turluyoruz sitenin bahçesinde. Gün boyu Mehmet...

Platinum 3776’nın Damağı Kırıldı

Dolma kalem şık bir yazı aracı. Fakat meşakkatli de. Elli kuruşa alınan tükenmez kalemde bir sorun olduğunda bir çekmeceye atar, attığınız yeri dahi unutursunuz. Dolma kalem ise öyle mi?.. Seçerken de kullanırken de emek vermek gerekir. Ve pahalıdır da! Üç beş sene evvel Montblanc alınabilen fiyatlara neredeyse giriş/orta seviye kalemler ulaşmış. Haliyle dikkatli bir kalem...

Tahtalı Göleti’nde Kamp

İnsan, verdiği tahribatla izini belli ediyor. Ormanlara, köylere, yeni tabiri ile “doğal yaşam alanlarına” torununun torunu geçse görebileceği, kişinin soy adı dünyadan silinse orada bulunmaya devam edecek atıklar, çöpler bırakıyor insan. “Dünyada bir iz bırakmak,” bu olmasa gerek. Geçen hafta kamp kurmak için Furkan’la gittiğimiz Tahtalı Göletinde de insanın ayak izini doğaya verdiği tahribattan tanıdık....

Kastamonu: Bir Dosta Kavuşmak

İki kişi ayrıldığımız Kastamonu’ya üç kişi misafir olduk. Bir dosta kavuşmanın sıcaklığıyla karşıladı şehir bizi. Sanki hiç gitmemiş de bir iki haftalık tatilden evimize dönmüşüz gibi. Kolay değil. Eşimle tanıştığımız, evlendiğimiz, iş yerimize, okulumuza ulaşmak için her gün 60 kilometre yol katettiğimiz şehir Kastamonu. Her sokağında ayak izimiz, anılarımız var. Neredeyse iki sene olmuş gelmeyeli....
1 2 3 8

My New Stories