Tag

Kastamonu

Küre’de Çay Kitap Muhabbet

Anadolu’da memurlar için ilk atama yerleri vardır. Küçük ilçelerdir, mecburi hizmet bölgeleridir ama hayatınız boyunca bir daha karşılaşamayacağınız güzellikte tecrübeleri size. Büyük şehirlere tayin olduğunuz zaman aklınız hep oralarda kalır. Küre benim ve birçok arkadaşım için böyle bir yerdi. Ekmeğini yedik, suyunu içtik, işimizi yaptık ve vedalaştık. Vedalaşırken şöyle bir düşündüm, Küre’de ne yapabildim, diye....

Kastamonu Öğretmenevi

Zamanının önemli bir kısmını bir şehirde geçirmiş ve o şehir önemli adımlar atmana vesile olmuşsa, şehri unutman zor olur. Belki orada yaşarken şikayetlenirsin ama şehirden gittiğinde sadece gittiğini sanırsın. Şehir senin içinde yer etmiştir oysaki. Benim için o şehir Kastamonu. Esnaflıktan öğretmenliğe geçtiğimde bana kucak açan, eşimle tanışmama vesile olan, hatta hepsinden evvelinde askerliğimin acemi...

Küre Akşemseddin Camii

Küre’ye adım attığınızda bütün yolların sizi vardıracağı yer Akşemseddin Camii’dir. İlçenin tam göbeğinde beldenin tapu senedi gibi durur asırlardır.Küre Camikebir Mahallesi’nde bulunan Akşemseddin Camii, Fatih Sultan Mehmed Han’ın defterdarı Hoca Şemseddin tarafından 1473 yılında yaptırılmış. Başka rivayetler de var ama Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın internet sitesindeki ve cami girişindeki bilgi bu yönde. Sıralı moloz taş...

Bülent Ecevit’in soyadı

Benim için siyaset sadece aile ve dost meclislerinde açılacak bahislerden. Öyle uluorta konuşulmaz. Bu sebeptendir ki bu internet sitesinde siyasi, hele hele günlük siyasi mevzulara rast gelmezsiniz. Fakat siyasilerle alakalı bazı şeyleri dile getirebilirim. Memleketimizin siyasetine bir dönem damgasını vuran üç kişiden biri, Bülent Ecevit, nam-ı diğer Karaoğlan’ın soyadından bahsedeyim bugün. Kastamonu’da yaşadığım yıllarda rahmetlik...

Küre Yolunda

Kastamonu’da yaşadığımız üç yılın son ikisinde Küre’ye her  gün Kastamonu merkezinden yol aldık. Yol 60 kilometrenin biraz üzerindeydi. Daday yolu sapağından, Küre’ye. İlk zamanlar ellerimize birer kitap alıp yolu başlarımızı kaldırmadan tamamlıyorduk. Her gün ayrı bir mevsimin izlerini taşıyan, yazdan, güze; kıştan, bahara dönen tabiatın içinden geçip gidiyorduk Küre’ye. Yol boyunca okuyorduk. Okumak güzeldi. Ama...

Bir Şehirle Tanışmak: Kastamonu

Çocukluğumdan hatırlıyorum, sabah namazının peşinden Tosya’ya doğru yola çıkışımızı. Belki iki – üç ayda bir… Yola çıkıyor, Bolu Dağı’nda kahvaltıya oturuyor, öğlen vaktinde de Tosya’da Muhtarın Yeri’nde kuyu kebabına yetişiyorduk. Beni ilgilendiren kısmı bu kadardı. Babam içinse Tosya, esnaf arkadaşlarını ziyaret etmek, yeni model kapıları beğenmek, kontraplak ve başka başka ürünleri seçip sipariş vermekti. Tabi...

Öğretmenler Günü

İlkokula başladığım zamana denk geliyor dükkana çırak yazılışım. Hafta içlerinde düz ve eğik çizgi çekmeyi, hafta sonlarında da dükkanda kapılara çıta çakmayı öğrendim. Her tamamladığım çıta takımı için alacak defterime okulda öğrendiğim gibi çizik çekiyordum. Her çizik kaç kuruşa karşılık geliyordu, hatırlamıyorum. Ama babama defterimi götürdüğümde, emeğimin karşılığını fazlasıyla alıyordum. Torpilli çıraktım, anlayacağınız. Okul ve...

Ne yak mektubun ucunu…

“Sevgili dost…” diye başlıyor Ali Ural’ın Posta Kutusundaki Mızıka kitabı ve devam ediyor: “Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır. Zarf mahremiyettir, mahrem olmasa da satırlar. Bir köşeye çekilinir, yalnız okunur mektuplar.” Okumak kadar, yazmak da mahremiyet ister. Hatta öyle ki, zihnimizi işgal eden kişilerden ve olaylardan da müsaade istemek gerekir. Kelimelerin de ödünç...

Küre’de Kelimelerin İzini Sürdük

Kastamonu toprakları milattan öncesine dayanan tarihiyle yerin her aşamasında bizlere başka başka medeniyetlerin izlerini sunan bir şehir. Nereyi kazarsanız başka bir tarih dönemine denk geliyorsunuz. Kazmaya da gerek yok. Bir sokaktan geçerken yüzyıllar aşabiliyorsunuz.Küre de Kastamonu’nun tadına doyulmaz bir ilçesi. Söylenen o ki, Paflagonyalılardan beri yaşanılan, maden kaynaklarından dolayı da hep gözde olan bir belde....
1 2