Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

Ne yak mektubun ucunu…

“Sevgili dost…” diye başlıyor Ali Ural’ın Posta Kutusundaki Mızıka kitabı ve devam ediyor: “Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır. Zarf mahremiyettir, mahrem olmasa da satırlar. Bir köşeye çekilinir, yalnız okunur mektuplar.” Okumak kadar, yazmak da mahremiyet ister. Hatta öyle ki, zihnimizi işgal eden kişilerden ve olaylardan da müsaade istemek gerekir. Kelimelerin de ödünç değil, bizim olması… Özenle kurulan cümleler, güzel bir kağıda, ele yabancı gelmeyecek bir kalemle yazılmalı. Tercihim dolma kalemden yana. Okuyan kişi kağıt üzerinde damar damar yayılan harflerden anlamalı, yazanın yüreğinin titrediğini.  Bir Sunay Akın şiiriydi, değil mi? “Ne yak mektubun ucunu Ne sevgini sayfalar Dolusu dile getir Zarfı kapatırken yalnız Kuytu dudaklarını çokça değdir” Nerede...
Read More

Küre’de Kelimelerin İzini Sürdük

Kastamonu toprakları milattan öncesine dayanan tarihiyle yerin her aşamasında bizlere başka başka medeniyetlerin izlerini sunan bir şehir. Nereyi kazarsanız başka bir tarih dönemine denk geliyorsunuz. Kazmaya da gerek yok. Bir sokaktan geçerken yüzyıllar aşabiliyorsunuz. Küre de Kastamonu’nun tadına doyulmaz bir ilçesi. Söylenen o ki, Paflagonyalılardan beri yaşanılan, maden kaynaklarından dolayı da hep gözde olan bir belde. Şimdilerde nüfusu düşmüş, yalnızlığa itilmiş bir yer olsa da bir el atılsa yeniden ayaklanacakmış gibi… Göç, en büyük sıkıntısı ilçenin. Köyler boşalmış… Ekmek davasına sırtına göçünü yüklenen düşmüş İstanbul, Ankara yoluna. Kastamonuluyu hemen ayırt edersiniz İstanbul’da. Yufkacı, börekçiyse de o söylemeden siz sorabilirsiniz: “Küre’nin hangi köyündensin?” Küre’nin İstiklal Harbi’ndeki önemini ise bambaşka bir yazının...
Read More

Ferizli Köylerinde Bir Nefeslik Mola

Elden gidince kıymet bilen milletiz. Ardından “hey gidi,” demeyi severiz. İmkânlar ölçüsünde ailece ülkemizin güzelliklerini görmeye çalışıyoruz. Epeyce şehir dolaştık. Hatıralar biriktirdik. Hafta sonları ise direksiyonu yakın şehirlere kırıyoruz. Kastamonu’dayken Sinop, Ankara, Çankırı, Bartın, Karabük’tü. Şimdi ise Bursa, Sakarya, İstanbul… Bu hafta sonu gözümüze Sakarya’yı kestirdik. Amacımız ormana gitmek bir iki saat yürüyebilmekti. Hava da o kadar güzeldi ki apar topar çantalarımızı hazırlayıp Sakarya’ya doğru yola çıktık. Yol kısa. İki adımlık mesafe. Düşünün ki Sakarya’da okurken oturduğum evden üniversiteye giderken katettiğim mesafe, İzmit’teki aile evimden gidip gelirken aldığım mesafeden uzundu. Sakarya’nın hem sanayisiyle hem de bilhassa mısır ve fındık tarımıyla meşhur ilçesi Ferizli’ye doğru yol alıyoruz. Poyrazlar Gölü’nün orada olması...
Read More

Küre’ye Veda

2016 yılında Şubat ayı öğretmenlik atamaları için tercih yaparken beni tarihsel, kültürel ve insani olarak besleyecek bir şehrin arayışına girdim. Yaşadığım şehre yakın ya da uzak olması fark etmeksizin bir sıralama yaptım. Doğu Karadeniz’den İç Anadolu’ya, Batı Karadeniz’den Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya… Yozgat’tan Hatay’a, Trabzon’dan Mardin’e… Askerliğimin acemi birliğini Kastamonu’da yaptığım için Kastamonu’yu da ilave ettim listeye. Öyle ki, okul yahut ilçe araştırmadan listede karşıma çıkan ilk okulu yazdım. Küre Çok Programlı Anadolu Lisesi. Diğer şehirlere bakarken okulun bulunduğu yerin uydu görüntülerini dahi incelerken, Küre Lisesi’ni sadece listede adını görerek yazdım, gitti.  Nasip bu ya, Küre Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne atandım. Öğretmen olarak atandıktan sonra, göreve başlamak üzere Kastamonu’ya, oradan...
Read More

SEKA Kamp Alanı

“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2008 yılında halkın hizmete açılan Seka Kampı, Sapanca Gölünün çevresine kurulmuş olup yaklaşık 40.000 m²’lik alanı kapsamaktadır. Tesis alanı kamp yapmaya uygun olup spor tesisine sahiptir. Bu sosyal alanın içerisinde voleybol sahası, futbol sahası ve basketbol sahası bulunmakta. Sapanca gölü kenarına kurulmuş iskeleler çevresinde manzaranın tadını çıkarabilir veya balık avlayabilirsiniz. Kendini yenileme özelliği ile dünyadaki sayılı doğal güzelliklerden biri olan Sapanca gölünde su sporları yapılmaktadır.” Seka kampı ile alakalı Kocaeli Büyükşehir Belediye’sinin “Gez-Gör Kocaeli” proje sayfasındaki açıklama bu şekilde. Bizim için ise Seka Kampı, mahallemizin gençlerinin yüzme öğrendiği, gece mangal yapmak için gittiği, teyzelerin, ablaların evden pastalarını böreklerini yüklenip piknik için uğradıkları bir göl kenarı. Akşam...
Read More