Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

Dünden Bugüne “Mühür”

Mührün tarihi ile alakalı araştırmaları okuyorum bir süredir. Genel kanaat, mührün mülk edinmeyle, sahiplenmeyle hayatımıza giren bir araç olduğu yönünde. Farklı farklı nesnelerden üretilen mühürler, “bu benimdir, ilişmeyin!” denilerek basılmışlar. İlk zamanlar ateşte sertleştirilen kilden üretilen mühürlerde yazıdan evvel desen, yazıyla birlikte de harfler kullanılmış. Bir ürünü, malı damgalamak sahiplik belirtmek için yeterliymiş. Mektupların, özel evrakların açılmadığından emin olmak için balmumu eritilerek vurulan mühür kullanılmış. (Balmumuna vurulan pirinç mühür yeniden popüler oldu. Resmi evraklarda değil belki ama kişisel mektuplarda, defterlerde çokça kullanılıyor/kullanıyorum.) 1908 senesine kadar Osmanlı’da imza yerine kullanılmış örneğin. Hâlen resmi evrakları onaylamak için kişi veyahut kurum adına damgalar, mühürler kullanılıyor. Mühür yapmak, işlemek de ince işçilik gerektiren bir...
Read More

KALEMSİZ KALEMİYYE

Haluk Dursun Hoca’nın vefatının ardından Yeditepe Yayınevi tarafından basılan, defalarca okuduğum, her öğüdünü kulağıma küpe yaptığım “Gençlerle Hayat Bilgisi” kitabını öğrencilerime, genç arkadaşlarıma armağan etmek için yeniden aldım. Haluk Dursun Hoca ile yüz yüze hiç karşılaşmadık. Okuduğum, izlediğim kadarıyla tanıyorum. Öğrencisi olmayı yahut kendisiyle çalışabilmeyi çok isterdim. Rahmet olsun… Gençlerle Hayat Bilgisi, ince ince işlenmiş hayat bilgisi dersleriyle, kıymetli öğütlerle dolu. Bu yazıda birkaç cümlesini ve bir yazısını paylaşmak istiyorum, müsaadenizle… *** Günlük politikalar, kısır siyasal çekişmeler sizi esir almasın. Başkalarının yapamadıklarını konuşmak yerine kiminle ne yapabileceğinizi araştırın. *** Öğrenmeye ve öğretmeye doymayın. Ne olacaksanız olun, sakın “sıradan ve sürüden” olmayın! *** Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi insan yetiştirmek...
Read More

Leuchtturm1917 Defter

Dolma kalem kullanan arkadaşlar gölgelenme, kanama, kırçıllanma yapmayacak bir defteri bulamamaktan ötürü çokça yakınırlar. İsterler ki kâğıt en kalın uçla yazılan en ıslak mürekkebi tutsun, hapsetsin. Ne damar damar etrafa dağıtsın ne de kağıdın arkasına geçirsin… Ben de aynı dertten muzdarip olarak epeyce bir vakit “doğru defteri” aradım, durdum. Sonunda birkaç defterde, kağıtta karar kıldım. Kağıtlardan Navigator, Double A, -paraya kıyacaksam- Tomoe River; defterlerden de Rhodia ve Leuchtturm1917’yi kullanıyorum epeydir. Tomoe River’dan defter yapmış Galen Leather ancak henüz almadım. Yusuf Peres Bey’den indirim bekliyorum. (: … 2015 senesinde Karaköy’de Leuchtturm defterleri satan bir yere rastlamıştım. Kastamonu’ya doğru yola çıkacağımdan altı tane aldım, attım çantama. O sıralar 50-60 lira civarındaydı A5,...
Read More

Lamy Safari 2021 – Terra Red

İnternet için yazdığım yazıları, aldığım notları çoğunlukla Google Dökümanlar üzerinde derleyip, son haline getiriyorum. Farklı araçlardan erişim sağlanabiliyor olması, Google Dökümanlar’ı cazip kılıyor benim için. Google Dökümanlar’ı yahut diğer kelime işlemci araçlarını kullanmadan, kâğıt üzerinde, kâğıda temas ederek aldığım notlar, son hâline getirdiğim yazılar var. Bir istisnâ olarak kâğıda, kaleme ve mürekkebe davranarak yazdığım yazılar, kâğıt, kalem ve mürekkep üzerine yazdıklarım oluyor. Kalemi, kaleme değmeden nasıl anlatırsın ki? Mürekkep kâğıda değmeden nasıl tanıtılır? Bu mavi, der, geçersin. Kaleme dönelim… Elimde Lamy’nin kırk yıl evvel ortaya çıkardığı Safari modelinin ilk renklerini yeniden kullanarak 2021 senesine özel sunduğu Terra Red kalemi var. Kırk yıllık hatıra binaen, almamazlık edemedim. Lamy hakkında bir cümle...
Read More

Avluburun Köyü, Kartepe

Okul ziyaretleri dolayısıyla Kartepe ilçesinde adım atmadık mahalle, köy bırakmamaya gayret ediyoruz. Hem okullarımızda hem de okullarımızın bulunduğu mahallelerimizde, köylerimizde vakit geçiriyor, bu vesileyle de zaman içerisindeki değişimlerini gözlemlemiş oluyoruz. Bazen üzülüyor, bazen seviniyoruz. Mahalle kültürünün yaşatıldığı, yapıların çirkinleşmediği köyler, mahalleler bizi mutlu ediyor. Aksi durumda ise yol boyunca tarifsiz bir hüzün kaplıyor her birimizi. Avluburun, yüzümüzü güldüren, diz boyu karda içimizi ısıtan bir köyümüz. Şehrin ve insanın yıkıcılığına direniyor. Kocaeli’de köy statüsünde bir yer kalmadı. 2008 itibariyle köyler ve belde belediyeleri hep beraber mahalleye dönüştü. Fakat hayata gözlerini Kartepe’de açan bizler için köylerimiz yine köy, beldeler de yine belde. Ve hep birlikte Kartepe’yiz. Bugün (22.02.2021) yolumuz Avluburun köyüne düştü....
Read More