Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

İçerik Üretimi ve Yeni Medya

Evren Soyuçok ve ben iki eski blogger’ız. 2000’lerin başında kolları sıvamış, zaman içerisinde farklı mecralarda düzenli/düzensiz yazmışız. Tanışmamız için ise 2020 senesini beklememiz gerekiyormuş. Bloggerlık müessesesi altın dönemlerini gördü ancak epeydir yerini sesli ve görüntülü paylaşım mecralarına bıraktı. Bunu “kan kaybetmek,” olarak görmeyi doğru bulmuyorum. Okumaktansa görmek, dinlemek, daha cazip geliyor. Biz dahil. Biz “bloggerlar” ise video ve podcast paylaşım mecralarını yoğun şekilde kullanıyor olsak da blog müessesini ayakta tutabilmek adına hem yazıyor hem de çalışmalar yürütüyoruz. Evren’in ciddi çalışmaları var. Blog çalıştayı önemli bir çaba. Hatta en eski blogların olduğu (ve altı ay yazmayanların üzerini çizdiği, ocak dışı bıraktığı) listesine başka yerde rastlayamazsınız. Titiz bir çalışma. Hem kendisine bir...
Read More

Buraya Dolap Gelecek

Walter Isaacson’un kaleme aldığı ve Domingo’dan çıkan, Steve Jobs’un hayatını anlatan kitapta Jobs’un babasına dair anlattığı bir anıda babasının marangozluk işlerini yaparken çitlerin yahut dolapların görünmeyen kısımlarında dahi özenli bir işçilik gerçekleştirdiğinden bahsediyordu. Steve Jobs da babasının bu davranışını kendisine öğüt olarak almış ve ürünlerinin görünmeyen, kasa içinde kalan kısımlarında dahi tasarıma, parça dizilimlerine ve renk uyumlarına dikkat etmiş. Bir Apple ürününün kasasını açtığınızda kasanın iç kısmının da dışı gibi özenli bir tasarıma sahip olduğunu görebilirsiniz. Bu burada bir dursun. Dönelim memleketimize. Bizim memleketimizde ince bir ustalıkla iş yapan elbette çok kişi vardır, onları tenzih ederek başlayayım. Ancak işini iyi yapanlara rastlamak için epeyce hayır dua almış olmanız lâzımdır. Hele...
Read More

Mürekkep: Montblanc Ultramarine

Uzun zaman olmuştu yeni bir mürekkep almayalı. Şöyle bir bakıyordum ara sıra ama bu fiyatlara alınmaz, diyor, geçiyordum. Cidden bu fiyatlar insanın elindeki ufak tefek keyiflerin bile tadını kaçırıyor. Yazmak keyiftir. Keyifli bir zorunluluk belki. Yazmak kadar seçmek de keyiflidir. Denklem çözümü adeta… Mürekkebin kalemi tutan elin sahibinin rengine uyum sağlaması gerekir evvela. Ruh haline uyması. Sonrası mürekkebin kalemi sevmesi ve kalemin değdiği kağıdın rengi, kalemi, yazıyı sahiplenmesi… “Yaz, geç” denmeyecek kadar hassas mevzular. … Hâl böyle olunca mürekkep de o anki ruh halinin bir yansımasıyla seçilmiş oluyor. Altın sarısı rengi, gri rengi, mavinin çeşit çeşit tonlarını… Her birini başka başka haletiruhiyye içerisinde almış, sahiplenmişim. Biraz da mürekkep şişelerine zaafım...
Read More

Okulunda İz Bırakmak: “Rengarenk Yankılar”

Biz öğretmenler bazı zamanlar mecburi, zaman zaman ise gönüllü olarak, emekli olana kadar epeyce yer değiştiririz. Bu yer değiştirme ekseriyetle doğudan batıya doğru gerçekleşir. Görev yaptığımız şehirlerde, köylerde, okullarda insan ve anı biriktiririz. Yıllar sonra anımsayacağımız dostları, anıları heybemize atarız. Çalıştığımız yerlere dair anı biriktirmek kadar kendimizden izler bırakmak da “üzerimize vazifedir.” İşimizi yapıyor olmanın dışında “giriştiğimiz” her iş, bizden bir iz olarak kalır. Projelerden bahsedebiliriz meselâ. Bir Erasmus+ öğrenci yahut öğretmen hareketliliği bırakın okulu, il genelinde isminizi duyurur. İmrenilen bir okul olabilirsiniz. Fakat proje sonlanınca ve o projede yer alan son kişi de okuldan ayrıldığında proje unutulur, gider. Projeler canımız, ciğerimizdir, fakat benim bahsettiğim başka bir izdir… Hadi uzatmayayım…...
Read More

İçinden Sağ Çıkan Olur mu?

Masamın üzerinde 36’lık bir film duruyor. Bu akşam elime geçti. Annem saklamış. Saklamış demeyeyim de bastırmayı unutmuş. 2004 senesinde ilk dijital fotoğraf makinemi aldım. Kodak’ın 3.1 megapixel fotoğraf çeken bir ürünü. Bu 36’lık negatif film o tarihten öncesine ait. Annemin demesine göre 20 yılı geçmiş. Pazartesi ilk iş fotoğrafçıya gidip teslim edeceğim. Bakalım içinden sağ çıkan fotoğraf olacak mı? Yirmi seneden fazla zaman geçmiş… Belki de bozulmuştur tüm kareler. Eğer bozulmadıysa, hayatta olanlar, olmayanlar, hayatımızda yer etmiş kimlerin fotoğrafları çıkacak karşımıza. Belki dedelerim… … 2004 senesinde ilk dijital fotoğraf makinemi aldım. Kodak. Sonrasında Fujifilm. DSLR makinelere meraklıydım ancak dizüstü bilgisayar ile DSLR fotoğraf makinesi arasında tercihte bulunmam gerekince bilgisayarı seçtim....
Read More