2020 senesini anlatmak için bir cümle kurmam gerekseydi Kastamonu, Küre Akşemseddin Camii’nin dış duvarına gençlerin yazdığı, yıllarca önünden geçtiğim duvar yazısındaki cümleyi kurardım. 2020’ye yurt dışı seyahatimizin hazırlıklarını yaparak, heyecanını yaşayarak girdik. Eşimle birlikte vizeydi, valizlerdi derken Ocak’ın ilk günlerini geçirdik. Sonrasında İngiltere’ye gittik. 2020 bizim için güzel başlamıştı. O sıralarda virüs söylentileri yeni yeni...
Teknolojinin bütün nimetlerini kullanmaya çalışsam da gönlüm kalemden ve kağıttan yana. Düşünelim… Yaşamımız ebedi değil. Göçüp gideceğiz. Eskiden göçenler arkalarında fotoğraflar ve notlar, günlükler bırakırlarmış. Biz ne bırakacağız ardımızda? Youtube videosu, Twitter ve Facebook iletisi yahut Instagram paylaşımı mı? Torunlarına TikTok çekimleri bırakacak Berkecan dedelerin devrinde miyiz? Bir arkadaşım vefat ettikten sonra ailesi bütün sosyal...
İnternet sayfamı ilk kurguladığımda pazar notlarını ayrı bir kategoride , hatta üst menüde yer alacak şekilde düşünmüştüm. Fakat içerikleri tasarlarken çok kalabalık menü seçenekleri olmasın diyerek vazgeçtim. Bütün yazıları “Yazı Kalır” başlığında topladım. Gündemin uzağında seyreden yazılara ara ara da günlük yazıları ekleyeceğim. Bu arada yazı kalır, şehir yazıları, kamp notları başlıklarına bir de “Bilişim...
Ders her yerde işlenebilir. İlla ki etkileşimli tahtaların olduğu, teknoloji destekli sınıflar olması şart değil. Bunlar elbette ki eğitimin kalitesini artıran araçlar. Ve artık birçok araç eğitim dünyasının normali haline geldi. Fakat okulu gerçek anlamda bir eğitim kurumu haline getiren, okul içerisindeki sosyal ve kültürel çalışmalar. Ve elbette işbirliğine dayalı proje çalışmaları. Yaşamsal bir engeli...
Dünya üzerinde hemen her şeye adanmış belirli günler var. Yerel ve ulusal günlerden özenle andıklarımız, kutladıklarımızın yanısıra, şöyle göz ucuyla bakarak, “aman canım, bunun da günü mü olurmuş,” dediğimiz günler de var.Bazı günleri ise yaşamayan bilemiyor, anlayamıyor… Kanaatimce Dünya Engelliler Günü de yaşamayanın bilemeyeceği, anlayamayacağı günlerden. Zorluklar, daha ziyade aileyi vuruyor. Bize düşen ise hayatları...
Anadolu’da memurlar için ilk atama yerleri vardır. Küçük ilçelerdir, mecburi hizmet bölgeleridir ama hayatınız boyunca bir daha karşılaşamayacağınız güzellikte tecrübeleri kazandırır size. Büyük şehirlere tayin olduğunuz zaman aklınız hep oralarda kalır. Küre benim ve birçok arkadaşım için böyle bir yerdi. Ekmeğini yedik, suyunu içtik, işimizi yaptık ve vedalaştık. Vedalaşırken şöyle bir düşündüm, Küre’de ne yapabildim,...
Zamanının önemli bir kısmını bir şehirde geçirmiş ve o şehir önemli adımlar atmana vesile olmuşsa, şehri unutman zor olur. Belki orada yaşarken şikayetlenirsin ama şehirden gittiğinde sadece gittiğini sanırsın. Şehir senin içinde yer etmiştir oysaki. Benim için o şehir Kastamonu. Esnaflıktan öğretmenliğe geçtiğimde bana kucak açan, eşimle tanışmama vesile olan, hatta hepsinden evvelinde askerliğimin acemi...
Sakarya Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi kantini pek meşhurdu. İİBF kantiniyle yarışırdı. Aynı kulvarda değil elbet. TEF binasına giren ilk iş kantine atardı kendini. Haluk abi çayı doldururken “54 az, çaylar tazeee” diye haykırırdı. Veli dayı da o sıra ızgaradaki tavukları ekmeğin arasına doldururken muziplik yapacağı öğrencilerin ekmeklerine bolca acı biber saklardı. Oturup izlerdi sonrasında, kimin...
İlk kez internet sitesi açtığımda 2000 senesinin başlarındaydık. Evinde bilgisayar olmayan her çocuk gibi Belsa Plaza’daki internet kafelerden birinde yerimi alıyordum. Hangi internet kafeydi hatırlayamıyorum ama. Çok sonralardan Merve İnternet Kafe’ye geçmiştim. O zamanlar öyleydi. Bir internet kafenin müdavimi oluyordun, kafeci de internetten indirdiğin şarkıları, dosyaları ücretsiz olarak cd’ye yazıyordu işin sonunda. Bu başka konu…...
Kandıra Anadolu Lisesi’ne tayin olduğumda okulu Google’da aratmıştım, bakalım neler yapılmış okulda, diye. Okul etkinliklerinin yanısıra Barış ve İpek ŞEN ailesi çıkmıştı karşıma. Hem de ne çıkmak! İki kızını alıp bisikletle İsviçre’den başlayarak kilometrelerce yol gitmişler. Çadırda konaklamış, bir aile için zor olabileceği düşünülen inanılmaz keyifli bir etkinliğe imza atmışlar. 48 günde 6 ülke gezmişler...