Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

Akçakoca Uygulama Oteli Kartepe’ye Yakıştı

Kartepe denince akla evvela ilçeye adını veren Kartepe (eskiler Keltepe de der) ve Sapanca Gölü gelir. Turizm alanlarındaki çalışmaların doğal yapıyı bozmadan ilerliyor olması sebebiyle Kartepe gerek ülkemizde gerekse komşu coğrafyalarda yaşayan insanların uğrak yeri haline geldi. Bu taleple birlikte Kartepe ve Sapanca Gölü’nün yanısıra ilçenin diğer bölgelerine doğru genişledi turizm alanları. Turizmin yanısıra Kartepe, yaşadıkları şehrin keşmekeşinden kaçmak isteyenlerin yerleştiği bir ilçe, uzun zamandır. Kartepe’nin turizm alanında katettiği yolu bizzat gözlemleyenlerdenim. Senenin 12 ayında bambaşka güzelliklere, doğanın hayat döngüsüne şahit olabileceğiniz Kartepe her mevsim farklı etkinliklere ev sahibi olabilen bir ilçe. Kartepe’nin 12 ay boyunca turizme açık bir doğa ve iklime sahip olması, bazı ihtiyaçları da beraberinde getirdi elbette....
Read More

İnternetten Yana Yüzüm Gülmedi

Kocaeli’ye döndüğümüzden beri internet bağlantısından yana yüzümüz gülmedi. Kastamonu dönüşünde Kartepe ilçesinin merkezinde, Köseköy’de ikamet etmeye başladık. Etrafı okul, işletme dolu olan ana caddeye sıfır cepheli binaya internet çektiremedik. Türk Telekom yetkilileri sokağımızda internet altyapısının olmadığını, ne zaman geleceği hakkında da kesin bir şey söyleyemeyeceklerini belirttiler ve Kastamonu’da kullandığımız internetin taahhütünü bilaücret iptal ettiler. 2021 pandemi ara notu: Uzaktan eğitim sürecinde valilik, sağ olsunlar, internet altyapısı olmadığından ötürü mağdur olan, derslere bağlanamayan öğrenciler hakkında bilgi istedi. Umarım öğrencilerin mağduriyeti giderilmesi adına çalışma yapılmıştır. Mecburen Turkcell Superonline’ın Süper Box ürününü kullanmaya başladık. Memnun da kaldık. Ancak fiyatına göre sunduğu 10mbit internet hızı yetersiz kalıyor, 20mbit hızına çıkmak için de zaten fazla...
Read More

Mürekkep: Montblanc Royal Blue

Yazma kolaylığı açısından Avrupa menşeli kalemlerde F, Asyalı üreticilerin dolma kalemlerinde ise M uç kalınlığını tercih ederim. Fakat mürekkep de kendisini -bana kalırsa- en iyi M uçlu kalemlerle yazıldığında belli ediyor. Montblanc Royal Blue mürekkebi uzunca bir süredir kullanıyorum. Mavinin her tonunu sevmişimdir. Mürekkep fiyatlarının alıp başını gitmesi sebebiyle elimde bulunan şişelerdeki 1 ml mürekkebi bile ziyan etmemek için çaba sarfediyorum. “Hey gidi, 50 liraya Montblanc mürekkep alırdım, şimdi 250 lira olmuş şişesi…” dediğimiz günlerdeyiz. “Bu mürekkebin rengi nasıl?” başlıklı yazılarda bir kelimede bütün rengi göstermeye çalışmamın sebebi, telefon kamerasına taktığım Olloclip Makro Lens ile iyice yakınlaşarak çekmeye çabalamamdır. Bu fotoğraf 14x makro ile çekildi.

Başka Şeylerden Konuşalım

Politikayla o kadar iç içe ki adam, herkesi ve her şeyi politikayla tartıyor. Tanışmaları, sevmeleri, nefret etmeleri… Hepsinin belirleyicisi siyaset oluyor. Kime dost kime düşman olacağını belirlemesi için desteklediği siyasetçinin en son kimi övdüğünü yahut yerdiğini görme ihtiyacı duyuyor. Siyaset harici konuşmaları bile imalarla, dokundurmalarla geçiyor. Muhatabını yoran insanlara her gün bir önceki günden daha fazla maruz kalıyoruz… Barut fıçısı gibi, biri bir şey dese de patlasam, anasından doğduğuna pişman etsem, diyor tavırlarıyla. Halbuki hayat ilerliyor. Siyasetin, hele hele günlük politikaların uzağında mevzularımız, meselelerimiz var. Olmak zorunda. . . .  Esasında bu durum yeni değil. Hep oluyor… Kutuplaşmak, ötekileştirmek, kavga etmek adeta DNA’mıza işlenmiş, nesilden nesile aktarılıyor. Siyaseti kullanamasa, futbolu...
Read More

Yolum Murat Usta’ya Düştü

Dolma kalem denince akla kim gelir diye sorsam, nice tutkununu, yazarı, şairi sayabilirsiniz. Ama dolma kaleminizde bir arıza meydana geldiğinde aklınıza tek isim gelir: Murat SUNMEZ. Nâm-ı diğer, Murat Usta. Benim de yolum bu sebepten düştü Murat Ustaya. Dolma kalemlerim arasında bendeki hikâyesi sebebiyle pek sevdiğim Visconti – Van Gogh serisi kalemimin gövdesinde oluşan ufak bir çatlak, aldı yürüdü. Kullanmayı bıraktım ve İstanbul’a, Murat Sunmez ustaya gidebilmek için pandeminin geçmesini bekledim. Fakat baktım ki pandeminin geçeceği yok, kalemdeki çatlak da yol bulmuş ilerliyor, vurdum kendimi yola. Direksiyonu Furkan’a verdiğim için oldukça rahattım ama yoğun trafiğin insan üzerinde bıraktığı yorgunluğunu hissetmek için araçta olmanın yetip, arttığını eve dönünce fark ettim. Kalemi...
Read More