Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

Bir Fotoğrafın Anımsattıkları

“Uyandım kar aydınlığındaO küçük kasaba uykuda” Böyle başlıyor Necati Cumalı’nın şiiri. Bir fotoğrafın ve yukarıdaki şiirin bana anımsattığı yere/duygulara yol alalım. … Kar, Küre’nin doğal örtüsüydü. Yağacağı zamanı biz bilirdik de yağınca kalkacağı zamanı paşa gönlü bilirdi. Bütün hazırlıklarımız kar’a göre olurdu. Hatta ayakkabı altına takılan çivili aparatlarımız bile vardı. Küre’de ya bayırdan inerdiniz yahut çıkardınız. Az eğimli yollar, düz kabul edilirdi. Hâliyle karda kayıp düşene gülünmezdi bile artık. Vakayı adiyeden sayılırdı. Bir yere yetişme derdiniz yoksa, en kısa yolu değil, en az eğimli olan yolu tercih edersiniz Küre’de. Kar yağdığında yaşam yavaşlardı. Nüfus olarak değil belki ama coğrafi alan olarak kocaman ilçe bir Nuri Bilge Ceylan setine dönerdi. …...
Read More

Memleketteki İlk Youtuber Olma Fırsatını Nasıl Kaçırdım?

Yıllar yıllar evvel, henüz Instagrammer, Youtuber kavramları hayatımızı işgal etmemiş, internette çelınç videolarına maruz bırakılmamış ve Ezel’in başladığı ve CNBC-e dizilerini takip ettiğimiz, Nokia cep telefonlarını kullandığımız vakitlerde, sonradan adına sosyal medya diyeceğimiz mecralar hayatımıza daha yeni yeni dahil olmaktalardı. Facebook orta yaş üstünün işgaline uğramamış, bizler de orta yaşlı addedilmemiştik. 10 seneden biraz fazlası… Youtuberlık müessesesinin kurulmadığı, bu alanlarda para kazanabilmenin yolunun açılmadığı, Google ürünleri ile Gmail’in senkronize olmadığı zamanlarda… Youtube ile tanışmış, hatta video bile yüklemişim. Muhtemelen Hotmail yahut Yahoo maillerinden biriyle açmışım üyeliği. Belki de Mynet. Sağdan soldan bulduğum videoları yüklemişim. Fuat Saka, Kazım Koyuncu videoları da var, üniversiteye gelen konuşmacıların Nokia n73 ile kaydettiğim videoları da… ...
Read More

ECE AJANDA / MARMARİS

2016 senesinden bu yana düzenli not tutmaya çalışıyorum. Zaman zaman ihmal etsem de kağıda, kaleme ve mürekkebe uzak düşmemek için elimden geldiğince çabalıyorum. Bu noktada, “çaba”nın üzerinde duralım. Çalışmak, çabalamak, hatta cehdetmek, cehdeylemek. Hangi kelimeyi kullanırsak kullanalım, fakat zor bir işte gayretle çalıştığımızın, ısrar ettiğimizin altını çizmiş olalım. Cidden zor iş. Günbegün yazabilen, kişisel tarihini, his dünyasını, içsel kavgalarını, inişlerini, çıkışlarını kalemin ucuna getirebilen insanlara saygı duymamak elde değil. Günlük not tutabilme bahsini başka bir vakit açmak üzere noktalayayım ve notlarıma 2016 senesinden bu yana eşlik eden Ece ajandasından mevzu açayım. Evvelkileri bir kenara bırakalım ama son iki yıldır kullandığım günlük ajandadan bahsedeyim. Ece’nin Marmaris serisi ajandası elimin altında. Daha...
Read More

Bütün Yük Öğretmenlerin Sırtında

Muallimin alçaltıldığı, mesleğinin hor görüldüğü milletler düşmüştür, alçalmıştır ve şüphe yok ki bedbahttır. Nurettin Topçu Okullarımızın uzaktan eğitimle tanışmasının üzerinden neredeyse bir sene geçti. Başlangıçta ufak tefek aksaklıklar yaşansa da öğretmenlerimiz uzaktan eğitimde ciddi bir başarı düzeyini yakaladılar. Bu başarının yakalanmasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteği yadsınamaz. Bilhassa EBA’nın yeni sürece güçlü bir şekilde adapte olabilmesi işleri büyük ölçüde kolaylaştırdı. Bunlar elbette ki alkışlanacak işler. Fakat en büyük alkışı bu işin yürütücüsü, sırtlananı, çilekeşi öğretmenlerimiz hak ediyor. Sınıfta öğretmenlik yapmanın zorlukları var. 36 kişilik bir sınıf düşünün. Otuz altı ayrı insan, otuz altı ayrı hayal dünyası, otuz altı ayrı yaşam, omuzlarında hayatın kim bilir hangi yükünü taşıyan otuz altı kişi arasında...
Read More

Yeni Medya Dönemi

Bırakın en son ne zaman sinemaya gittiğimi, en son ne vakit televizyondan bir kanal açıp izlediğimi bile hatırlamıyorum. Diziler birbirinin aynısı, filmler yolunmaktan kuşa dönmüş, haber programlarında hep aynı yüzler. Ve her konunun uzmanı hep aynı yüzler. İş böyle olunca ekran karşısına geçerek mevcut kanalları izlemenin anlamı kalmıyor. Kısıtlı zamanımızda ekran karşısına ruh sağlığımızı bozmak için çaba sarfetmenin mânâsı yok. Bu kalitesizlik, yeni bir medyanın doğma sürecini hızlandırdı. Önce blog sayfaları ün kazandı. Yerleşik medyada kendisine yer bulamayanlar blog sayfaları açarak hem yazmaya hem de reklam geliri elde etmeye çalıştılar. YouTube’un gelir paylaşımı ise blog sayfalarını ikinci plana iterek video platformunun başlıbaşına bir medya kuruluşu olmasının önünü açtı. Her zorluk...
Read More