Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

Küre’de Çay Kitap Muhabbet

Anadolu’da memurlar için ilk atama yerleri vardır. Küçük ilçelerdir, mecburi hizmet bölgeleridir ama hayatınız boyunca bir daha karşılaşamayacağınız güzellikte tecrübeleri kazandırır size. Büyük şehirlere tayin olduğunuz zaman aklınız hep oralarda kalır. Küre benim ve birçok arkadaşım için böyle bir yerdi. Ekmeğini yedik, suyunu içtik, işimizi yaptık ve vedalaştık. Vedalaşırken şöyle bir düşündüm, Küre’de ne yapabildim, diye. İşimi yaptım, yetmez mi, diyebilirim. Demeyeyim. Kimse demesin. İşini yapmak yetmez zira. Güzel işlerden birini ve işe emek veren insanı anlatayım… Küre’de bir vesile ile İlçe Kaymakamımız Fatih KAYABAŞI’nı ziyaret etmiştik. Sebebini hatırlayamıyorum. Okul müdürüm Semih ÇELEBİ de vardı. Konu konuyu açtı ve öğrencilerle ne gibi bir etkinlik yapabiliriz, onu konuşmaya başladık. Ve fikir...
Read More

Müşteri miyiz Yoksa Ürün mü?

Sosyal medya araçları artık birçoğumuz için hayatımızdan çıkaramayacağımız ürünler haline geldi. Bir şeyler paylaşmak, insanları takip etmek, ortak davranış gruplarının içerisinde yer almak… Övmek, yermek, güncel tabiriyle linç etmek. Hele ki takma isimlerin ardına saklananlar için kin ve nefret boşaltımının büyük bir hazza dönüştüğü mecralar… Kısacası, istesek de istemesek de artık bu yaşam alanlarının içerisinde nefes alıyoruz. Bu mecralar sadece arkadaşça dolaşılan, insanların birbirlerini tanıdığı mecralar değil. Her bir sosyal medya aracı ayrı ayrı reklamcılık pazarına, hatta birer istatistik şirketine dönüşmüş durumda. Hatta istihbarat. Her üyeliğimizde, her izlememizde bir alışverişin ya müşterisi oluyor yahut ürün haline gelebiliyoruz. BU ALIŞVERİŞTE KİM KÂRLI? Yeni insanlarla tanışmak, iletişim ağımızı genişletmek adına kullandığımız araçlar...
Read More

Dolma Kalem Temizliği

Öğretmen olarak atandığım ilk günlerde neye ihtiyacım olur diye düşündüm. Deri bir çanta. Bir numaralı ihtiyaç. Not defterleri, çok önemli. Ve birkaç ürün daha… Fakat bu ihtiyaçları (ya da hevesleri diyeyim) tamamlayacak yegane ürün şık bir dolma kalemdi. İşte bu arayışın neticesi olarak kendimi İstanbul’a attım ve Yeni Zaman Kırtasiye’yi buldum. Ne alayım, dediğimde birçok kalem gösterdiler bana. Benim ilk tercihim ise Pelikan oldu. Gel zaman, git zaman 15-16 kalem daha ilave ettim. Bu bende hep olur. Bir dolma kalem gördüğümde kalp atışım değişir. Fakat artık döviz kurunun getirdiği pahalılaşmadan ötürü yeni kalem almıyorum. En son Oxford’da bir kalem dükkanına girmiştim de hangi kalemi elime alsam Sterlin’i TL’ye çevirmemle kalemi...
Read More

Yatarak Maaş Almaya Alıştılar!

Twitter’da linç edilmeyen, itibar suikastına uğramayan kişi, kurum yahut meslek grubu kaldı mı? Siyasetçiler, sanatçılar, doktorlar, öğretmenler… Daha kimler kimler… Fakat sabah yerlere serdiğini akşam göklere çıkartabiliyor Twitter ahalisi. Aynı kişiler hatta. Tutarsızlık mı yoksa ilgi çekmeye çalışmak mı? Her koşulda üç beş takipçi gelir diye mi umuyor? … Mart ayından bu yana pandemi sürecindeyiz ve okullar tatil. Bakanlığımızın kararı koronavirüsün çığ gibi büyümesinin önüne geçti.  Gelin görün ki daha ilk günden “ama çocuklarımız eğitimden geri mi kalacak!” diyen grupla “öğretmenler okula gitmeden maaş mı alacaklar!” diyen geup birbirleriyle yarıştılar. Taş mı yesin bu öğretmen? Derken uzaktan eğitim süreci başladı. Muhteşem bir iş! Öğretmen arkadaşlar ciddi bir emek vererek olaya...
Read More