Blog Medium Without Sidebar

Caption placed here

Zamanı Yavaşlatmanın Yolları

Sabah apar topar başlayan gün ancak uyku vaktinde sonlanıyor. Günün işleri, dünün eksikleri, yarının hazırlıkları derken nasıl geçtiğini anlayamadan o günü uğurluyorum. İş yaşamı böyle geçiyor. Evin kapısından girdiğimde ise bambaşka bir dünya aralanıyor: “Selim’in dünyası!” Mehmet Selim koşa koşa gelip beni eve girmeden geri çeviriyor. Çantaları bırakıp biraz turluyoruz sitenin bahçesinde. Gün boyu Mehmet Selim’in peşinde koşturmuş eşimin hâli yüzünden okunuyor. Tatlı bir yorgunluk, diyelim (: Selim bir yaşını geçeli bir ay kadar oldu. Bir insanın yaşamına doğumundan itibaren şahit olmak bambaşka bir duygu. Mehmet Selim’in yaşam serüvenine eşlik ediyoruz. Günün en güzel zamanları bu şahitliklerimiz. Daha evvel yapmadığı, yepyeni bir şey yaptığında; “yeni özellik yüklendiğinde” eşim Merve ile...
Read More

Fareli Koyun Kampçısı

Karadeniz’de deniz kamplarını seviyorum. Önümüzde deniz, ardımızda orman, keyfimiz de ziyadesiyle yerinde oluyor. Çoğu zaman yola çıktıktan sonra karar veriyoruz çadırımızı nereye atacağımıza. Geçtiğimiz günlerde belki de bu senenin son deniz kenarı kampını yapmak için Furkan’la yola çıktık. Sonbaharda göl kenarı yahut orman içi kampları olur. Ağır kış şartlarında kamp yapmaya ise ekipmanlar müsade etmiyor. Şuraya mı buraya mı derken Kandıra, Pembe Kayalar’a attık kendimizi. Yaz boyu sahile demir atmış bir karavan olurdu ama gitmişler. Halbuki tuttukları balıkları bizimle paylaşır, uzaktan uzağa hoş sohbetler ederdik. Gitmişler ama arkalarında kocaman bir esnaf şemsiyesi ve birtakım eşyaları bırakarak. Bir de halat çekmişler. “Ansızın dönebiliriz!” O halatın yanıbaşına, denize bir iki metre mesafede...
Read More

Platinum 3776’nın Damağı Kırıldı

Dolma kalem şık bir yazı aracı. Fakat meşakkatli de. Elli kuruşa alınan tükenmez kalemde bir sorun olduğunda bir çekmeceye atar, attığınız yeri dahi unutursunuz. Dolma kalem ise öyle mi?.. Seçerken de kullanırken de emek vermek gerekir. Ve pahalıdır da! Üç beş sene evvel Montblanc alınabilen fiyatlara neredeyse giriş/orta seviye kalemler ulaşmış. Haliyle dikkatli bir kalem kullanıcısı olmak zaruret halini alıyor. KPSS denen duvarı aşıp daha evvel yolunun hiç düşmediği bir şehre, kültüre; Urfa’ya öğretmen olarak adım attığı vakit kardeşim Dilara’ya bir Platinum 3776 armağan etmiştim. Öğretmenin cebinde, çantasında muhakkak dolma kalem bulunmalı düşüncesindeyim. Lisede okurken rahmetli Mehmet Şevket Eygi’den dinlemiştim. Öğrencinin de öğretmenin de cebinde bütçesine göre kaliteli bir dolma...
Read More

ne çok acı var

Kastamonu, öğretmenliğimin ilk yıllarını geçirdiğim; ilk gözağrım. Eşim Merve’yi tanıdığım, evlendiğimiz ve evliliğimizin ilk yıllarına ev sahipliği yapan, Kocaeli’ye tayin olduktan sonra da her sene uğrayıp, misafiri olduğumuz kadim şehir Kastamonu. Memleketin her bir yanını saran felaketler Kastamonu’yu da vurdu. Her caddesini, her sokağını adım gibi bildiğim Küre, bir deniz nefesi çekelim içimize diyerek kendimizi attığımız İnebolu, Abana, Bozkurt. Yağmur yağmaya başladığında Küre’de okul müdürlüğüne devam eden Semih hocam şiddetli yağmurun videolarını sosyal medyada paylaşmıştı ama elbette işin bu denli büyüyeceği ve felakete dönüşeceği kimsenin aklına gelmezdi. Sel sonrası gelen fotoğraf ve videoları paylaşmaya yüreğim el vermiyor. Dere yatağında yapılaşmanın getirdiği felaket bu, diyor uzmanlar. Elhak, doğrudur. Tabiatın dengesine el...
Read More

Eski Defterleri Açarken

Yazma serüvenime dolma kalemler eşlik etmezden evvel düzensiz notlar tutardım. Hayatıma etki etmiş bazı önemli zamanlarda birkaç paragraf yazardım. O kadar. 2016’dan, yani öğretmen olarak Kastamonu’ya gittiğim yıldan itibaren günü gününe, bir iki satır da olsa yazmayı alışkanlık haline getirdim. Hayattan göçtükten sonra anıları basılacak kadar büyük bir hayat yaşamayacağız çoğumuz ancak çocuklarıma, torunlarıma göz gezdirebilecekleri anı defterleri bırakmak istiyorum. Tarih okurken savaşları, komutanları, devletin inişlerini, çıkışlarını resmi ağızdan değil de savaştaki bir subayın yahut erin şahsi notlarından okumak bana daha çok keyif verir. Çünkü o subay, er yahut toprağı işgal edilen köylü benimdir. Büyük bir derdin içerisindeki tek kişinin hikayesi daha hayata yakın gelir bana. Savaşta esir düşenlerin istatistik...
Read More