Bazı markalar vardır; onları tanımak bir nesneyi sahiplenmek değil, bir kültürle tanışmak gibidir. Pelikan dolma kalemleri için bunu söylersem yanlış yapmış olmam. Her model, yalnızca yazı aracı değil; bir dönem, bir ruh hali, bir yazı biçimi. Şimdi geriye dönüp baktığımda, yalnızca kalemleri değil, o kalemlerle yaşadığım anları, yazdığım cümleleri ve hissettiklerimi hatırlıyorum. Alelade cümleler yazmadığım, her daim yanıma almayıp, evde, kutusunda sakladığım içindir. Elbette, gün boyu yanımda taşıdığım dolma kalemlerim kırılmasınlar buna. Pelikan olmak bahtlarında yoksa bile onlar da güzel cümleler kuruyorlar. Zaman zaman öğrencileri velilerine şikayet ettiğim mektuplarda mürekkepleri ziyan oluyor, o kadar.
Bu yazı, evvelinde kullandığım, sahip olduğum Pelikan Souveran kalemlerine dair yazılar kaleme aldım. Şöyle bir toparlayayım, bundan önceki yazılara bir “son söz” söyleme arzusuyla yazılıyor. Bakalım, nereye varacak?
M400: Zarif Bir Başlangıç, Sessiz Bir Usta
Pelikan M400, bu seride tanıdığım ilk kalemdi.
Hafifti, dengeliydi, kendini unutturacak kadar doğaldı.
Ve zarif bir kalemdi. M400’ü elime aldığım gün uzun bir yolculuğa çıkmış, seyahat notlarımı onunla almıştım.
M600: Günlük Hayatın Şairi
M400’den sonra M600 geldi. Aynı DNA’dan gelen ama biraz daha kendine güvenli, daha güçlü bir kardeş. Fakat bağımız uzun sürmedi. Bir arkadaşım aldı benden. Bu vesileyle M800’e geçiş yaptım.
M800: Güç ile Zarafet Arasında Bir Denge
M800, Pelikan yolculuğumda bir dönüm noktasıydı. İlk kez bir kalem elimde “bu ciddi bir iş” dedirtti. Gövdesi, ağırlığı, ucu… her şeyiyle “ben buradayım” diyen bir kalem!
Onu kullandığımda yazılarım değişti. Harfler daha büyük, daha net oldu. Cümlelerim daha kontrollü aktı. Sanki her kelimenin taşıması gereken bir ağırlık vardı ve M800 o yükü başarıyla üstleniyordu.
Bir ofis günlüğü tuttum onunla. Uzun toplantı notları, gün sonu düşünceleri, yeri geldiğinde bir kitap kenarına alınan satır altı yorumlar… M800, her satıra saygı duyulması gerektiğini bana yeniden hatırlattı.
M1000: Yazının Tiyatrosu
Ağır abi, M100! Kısa bir süre kullandım. Benim değildi. Sahibine iade ederken zorlandım. M800 kurbanı oldu biraz. Pelikan M600 gibi.
Pelikan’la Yazmak: Mürekkeple Anlam Kurmak
Bu dört kalemle geçirdiğim zaman, bana sadece teknik farklar, fiyat-performans oranları ya da koleksiyon değeri sunmadı. Her biri başka bir yazı tarzı, başka bir ruh hâli, başka bir benlik hâliyle eşleşti.
…
Bu satırlarla birlikte Pelikan Souveran yazı serisini sonlandırıyorum.
Eğer bu yazı dizisi sizi de kendi kalemlerinizi tanımaya, belki yeni bir satır yazmaya teşvik ettiyse, ne mutlu bana.
Kaleminizde mürekkebinizin kurumaması dileklerime…
Pelikan M200 vs M400 yazısı için…
Pelikan M400 vs M600 yazısı için
Pelikan M600 vs M800 yazısı için










