Dolma kalemle yazmak, sadece harfleri kâğıda aktarmak değil; karakteri, üslubu, hatta ruh halini yansıtmaktır. Bu anlamda mürekkep, kelimelerin sadece taşıyıcısı değil, ruhudur. Montblanc Ultra Black ise bu ruhu koyu, kararlı ve tartışmasız bir biçimde ifade eden özel bir mürekkep mi?. Bu mürekkep gerçekten ne kadar “ultra” ve ne kadar “black”? Gelin, birlikte inceleyelim, yorumlayalım.

Böyle beylik cümlelerle yazıya başlamaktan ziyadesiyle keyif alıyorum ancak yazının kalanından daha fazla vaktimi alıyor ilk birkaç cümleyi kurmak. İlk paragraf tamam ya, şimdi bilindik akış yönünde ilerler yazı.

Montblanc, bu mürekkebi “Ultra Black” olarak adlandırırken bir abartıya mı kaçtı, yoksa yerinde bir tanım mı yaptı? İlk dolumda mürekkep gözünüze çarpan klasik siyahlardan farklı bir derinlik sunuyor. Ne karbon karası kadar parlak, ne de solgun bir antrasit gibi silik. Renk doygunluğu yüksek, matlık hissi belirgin. Mürekkep kuruduğunda parlama yapmaması, özellikle iş yazışmalarında veya akademik notlarda görsel anlamda konfor sağlıyor.

Mürekkepte gölge arayanlar için bu mürekkep pek tatmin edici değil. Yazının başından sonuna kadar ton sabit kalıyor; bu, bazı kullanıcılar için tutarlılık demekken, bazıları için -tükenmez yahut roller kalemden farkı ne?- yorumuna sebebiyet verebilir.

Montblanc Ultra Black’in en güçlü yanı, kaliteli kâğıtlarla olan yüksek uyumu. Rhodia, Clairefontaine ve Tomoe River gibi mürekkep dostu kâğıtlarda tüylenme, yayılma veya arkaya geçme gibi olumsuzluklar gözlenmiyor. Ortalama kuruma süresi 12-15 saniye civarında; bu da hızlı not alanlar için biraz yavaş kabul edilebilir.

Standart bir defter yahut ajanda kullanacaksanız kağıdı, defteri tek taraflı kullanmanız gerekecektir. Zira mürekkebin arka sayfaya geçmesi olağandır. Kaliteli, dolma kalem ile uyumlu kağıtları kullanmanız elbette sonuçlar açısından daha tatmin edici olacaktır.

Montblanc Ultra Black, ne çok ıslak ne de çok kuru bir mürekkep. Dengeli bir akışkanlık sunuyor, ancak kaleminizin uç genişliği burada belirleyici oluyor. İnce uçlu (EF/F) kalemlerde biraz kuru hissettirebilir. Geniş uçlu kalemlerde (B/Stub) ise mürekkebin akıcılığı daha belirginleşiyor ve yazım hissi oldukça pürüzsüz hale geliyor.

Kısa yazılar için ideal olsa da, uzun metinlerde kalemin ucunu sıkça kaldırıp yeniden başlamak gerektiğinde, mürekkebin “ilk akış gecikmesi” bazen hissediliyor. Bu durum nadir de olsa, yazı ritmini bozan bir unsur olabiliyor.

Ultra Black suya karşı pek dirençli değil. Kuruduktan sonra dahi su temasında kâğıt üzerinde dağılma meydana geliyor. Bu nedenle resmi belgeler, sertifikalar veya dış etkenlere maruz kalabilecek belgeler için önerilmediği yorumunu yapmış pek çok kullanıcı. Işığa karşı ise dayanıklılığı hakkında ise olumsuz bir yoruma rastlamadım.

Montblanc’in 30 ml’lik şişesi mürekkep bitse bile saklayabileceğiniz, evladiyelik bir tasarıma sahip. Ultra Black mürekkebim biteli epeyce oldu. Kitaplığın Mehmet Selim’in (5) ulaşamayacağı yükseklikteki bir rafında diğer boş şişelerle arzıendam ediyor.

Montblanc ürünlerinin genelinde olduğu gibi Ultra Black de “lüks segmentte” yer alıyor. Uygun fiyatlı siyah mürekkeplerle kıyaslandığında, işlev olarak “daha iyi” değil; ama tasarım, sunum ve marka kimliği açısından ayrı bir noktada. Eğer bütçeniz uygun ve masa başında size eşlik edecek objelerin karakterli olmasını önemsiyorsanız, bu mürekkep sizi tatmin edecektir. Fakat yine de daha makul fiyatlı muadillerine yönelmekte fayda var. Özel bir siyah renk düşkünü değilseniz, bana kalırsa böyle fiyatlara çıkmaya gerek yok.

Montblanc Ultra Black

Artıları

  • Tutarlı ve mat siyah ton
  • Geniş uçlu kalemlerle güçlü performans
  • Prestijli ve ergonomik şişe tasarımı
  • Kaliteli kâğıtlarla yüksek uyum

Eksileri

  • Gölgeleme yapmaması
  • Suya karşı dayanıksızlık
  • Ortalama üstü fiyat seviyesi
  • İnce uçlu kalemlerle kuru hissiyat

Netice-i Kelâm…

Montblanc Ultra Black, günlük notlardan profesyonel imzalara kadar geniş bir yelpazede kullanılabilecek ciddi bir mürekkep. Onu sıradan siyah mürekkeplerden ayıran ise siyah bir mürekkebe ödediğiniz para. Ultra Black, teknik açıdan değil, şişe tasarımı, marka logosu ve aidiyet hissi ile ön plana çıkıyor. Yine de söylemeden geçemeyeceğim… Ben muhtemelen 70-80 lira ödemişimdir mürekkebe. Şimdi olsa elbette almam. Çünkü siyah. Farklı bir renk için maaşımı bile ortaya koyabilirim ancak siyah için değil.


Leave a Reply